Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Tibet'te Bağımsızlık
Somali Korsanları
Dünya Ülkeleri
Almanya
Hollanda
İngiltere
Japonya
Çin Halk Cumhuriyeti
Amerika
Fransa
Sudan
Şehir Resimleri
Uydu-Uzay Resimleri
Dünyanın 7 Harikası
Gezilecek Yerler
Tabiat Resimleri
Doğa ve Manzara
Deniz Resimleri
Manzara Resimleri
Leopar Resimleri
Hayvan Posterleri
Hayvan Resimleri
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri

        Shanghai, Çin Halk Cumhuriyeti'nde yeni bir konsept,


Dünyan'ın en kalabalık ve hızlı gelişen ülkesinde Shanhai kenti bir anlamda uzakdogu'nun yeni New York'u sayılabilir... Jin Mao kulesi, büyük Mao kulesi.. dünyanın en yüksek dördüncü binasıdır. İş kazalarının çok yayğın olduğu, insan haklarının sürekli gündeme geldiği Çin Halk Cumhuriyeti aynı zamanda dünya ticaret örgütünün yeni üyelerinden bir tanesidir, geçtiğimiz 15 yıl içinde kapalı bir pazar ekonomisinden serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci yaşayan, aynı zamanda yıllık yüzde 9 büyüme hızı gerçekleştiren Çin, önümüzdeki 20 yıl içinde Amerikayı sollayıp dünyanın en güçlü ekonomisi olma yolunda hızla ilerliyor. Bununla birlikte artan sorunları da var, dünyanın en kirli şehirleri bu ülkede yer alıyor, bir milyar 300 milyonluk nüfusun  500 milyonu hala açlık sınırları içinde yaşıyor... ancak hem savunma sanayii hemde ekonomideki büyümeyi aynı anda gerçekleştiren ülke, özellikle enerji yatırımları konusunda önemli sorunları olmasına rağmen dünya pazarını neredeyse ele geçirmiş durumda. 

Dünyanın dört bir köşesinden inanılmaz derecede yatırım var bu ülkeye... özellikle Avrupalı ve Amerikalı yatırımcılar için Asyada önemli bir cazibe merkezi konumuna gelmiş durumda. Ancak Türkiye'nin Çin Halk Cumhuriyeti ile yapmış olduğu ticaret hacmı ne yazıkki istenilen düzeyde değil. Türkiye yaklaşık yılda 18 milyar dolar civarında bu ülkeden ithalat yaparken karşılığında sadece bir buçuk milyar dolar ihracat gerçekleştirebiliyor, ayrıca birde ülkemizde satılan ucuz Çin malları konusunda kötü bir imaj var. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türkiye ile Çin arasında hedeflenen ticaret hacmının artırılması konusunda hükümetler nezdinde bir dizi girişimler yapıldı, ancak bunlar kısa vadede netice verebilecek mi?.. bu da ayrı bir tartışma konusu.

Çin, uzakdoğuda köklü bir tarih ve kültür birikimine sahip olmasına rağmen dünyada en çok idam cezası uygulayan ülklerden biridir... buna karşılık zaman zaman özgürlük ve kültür reformları da yaşanmasına rağmen yılda 200-300 kişi idam edilir bu ülkede.  Henüz daha rahat ve güvenli bir çalışma ortamının yaygın olmadığı ülkede her ay 50.000 kişi iş kazası geçiriyor. Sürekli artan nüfusun hızını önlemek için tek çocuk politikasının uygulanması sonucu 2050 yıllarına doğru bir buçuk milyar nüfusa ulaşılması bekleniyor. Çin Halk Cumhuriyeti ayrıca uluslaraarsı arena'da katı politikalarıyla tanınan bir ülkedir, bir internet cafe'de çıkan yangın sonucu 25 kişinin ölmesini bahane ederek 3 bin internet cafe'nin kapatılması, sonra 12 bin internet cafe'nin daha kapatılacağını açıklayan ülkede internet ortamlarından bilgi paylaşımına kısıtlama konusunda müdahale edilmesi, ancak asıl amacın insanların farklı görüşleri görmemesi ve kapitalist dünyadan iliskişini kesmek yönünde olduğu bilinmektedir, havalimanlarında iç hatlar, yada transit geçiş diye bir kavramın olmadığı bir ülkedir.

Çin Halk Cumhuriyeti aynı zamanda taklit markalar diyarıdır, hızla gelişen ekonomisiyle dünya pazarında söz sahibi olabilmek için ucuz tüketim eşyalarının yoğun tempoda üretildiği ülkede, özellikle tekstil ve hazır giyim ürünlerinde faliyet gösteren firmalar çok güçlü pozisyondadır. Bu yüzden Avrupa, Amerika, ve bazı Asya ülkelerinin Çin Halk Cumhurıyetinden ithal edilen mallara sınırlandırma yada gümrük kotası koyma girişimleri pek olumlu sonuçlar vermemiştir. Çin ile Avrupa ve Amerika arasında inanılmaz derecede rekabet ortamları yaratılmıştır, aslında bu rekabet ortamının küresel boyutları daha belirgindir. 

Çin Halk Cumhuriyeti dünyada en büyük pamuk üreticisi olmasına rağmen pamuk ithal eden bir ülkedir, 4 yıla yetecek kadar stratejik stok bulundurduğu söylenmektedir, diğer taraftan satması gereken pamuğun maliyeti çok yüksek olduğu halde ürettiği maliyette dahil, bu ürünleri tekstil sektörüne satamıyor, ancak ne olursa olsun ucuz işçilik ve enerji sayesinde Türk tekstil sektörüne büyük tehditler oluşturmaktadır. Henüz kimse farkında değil ama beş seneye kadar bütün iplik ve kumaş pazarımıza hakim duruma gelebilir. Otomobil sektöründe de aynı şey sözkonusudur, Avrupa ya ihraç ettikleri ucuz otomobiller, özellikle 4x4 çekişli jip'ler, yapılan güvenlik testlerinde birer birer sınıfta kalmışlardır, daha doğrusu test'i başarıyla geçemeyen yeni otomobiller birer birer imha edilerek hurda halinde çöpe atılmaktadır, ancak ne yapılsada Çin'i durduramıyorlar, küresel pazarı adeta zorlar durumdadır, tüm dunyadaki pazarlarda çok etkin olmaya başlamıştır, batı ve doğu arasında ekonomik dengeleri adeta sarsan bir ülkedir, bu gidişle dünyanın başına çok bela olacaktır, çünkü genç ve dinamik işgücü, hızla artan nüfusu, bu olumsuz yada olumlu gelişmelere bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.        

                                                                                                                                                           

to Top of Page