Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Tibet'te Bağımsızlık
Somali Korsanları
Dünya Ülkeleri
Almanya
Hollanda
İngiltere
Japonya
Çin Halk Cumhuriyeti
Amerika
Fransa
Sudan
Şehir Resimleri
Uydu-Uzay Resimleri
Dünyanın 7 Harikası
Gezilecek Yerler
Tabiat Resimleri
Doğa ve Manzara
Deniz Resimleri
Manzara Resimleri
Leopar Resimleri
Hayvan Posterleri
Hayvan Resimleri
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri

   

İngiltere

 

Londra

 

Londra, dünyanın her yerinden gelen insanların demokrasi çerçevesinde barış içinde yaşayıp bir birinin işlerine karışmadığı ve ırkçılığın minimum değerlerde varolduğu bir şehir iken 7 temmuz 2005 londra patlamaları ve 21 temmuz 2005 patlamaları sonrasında bu özelliğini muhtemelen uzun dönemde kaybedecek olan bir şehir. Irak savaşı, ingilizlerin başka kapitalist politikaları, dişe diş, kana kan mantığıyla ortaya çıkan küresel ve islami terör, kökten dinciler falan filan derken kraliyet mozaiğine çok yazık olacak, suçsuz ve bunların hiçbirinden sorumlu olmayan sakinleri'nin hayatının değişeceği 7 milyonluk bir şehir... gerçekten çok yazık. Ingiltere sosyal yapı olarak çoğu mekanda Hindistan'ı andıran, 7/24 saat'leri yaşayan kuresel bir kent'tir. Samuel Johnson londra için şöyle demiştir: "oradan bıkan, yaşamdan da bıkmıştır", yeryüzünde yaşayan her kültürün, her düşüncenin izi takip edilebilir londra'da. Sömürgeciliğin bir nevi günahlarını sergilemesi mi, yoksa günah çıkarması mıdır bu durum, tartışılır.

Uzakta yaşayan bir insan için oldukça sıkıcı ve monoton bir şehir olduğu söylenebilir. Vali'sine 70 bin avro değerindeki Jaguar xj'yi çok gören, orta kesim arabası Opel omega'yla Rover 75'e bindiren, hatta isyan ederek onlardan da indirip, az yakan bir Toyota modelini layık gören halkı barındıran ülkenin baskentidir... bu haberi duyunca o kadar gurur duydum ki ülkemle, bir kez daha anladım Türkle'rin tüm milletlerden üstün olduğunu... ilk olarak biz ingiliz'lerden daha zenginiz onu anladım... bir ülkeyi yönetenlerin sahip olduğu imkanlar, halkının sahip olduğu imkanların aynasıdır, bizimkiler 100 bin avro'dan başlayan S500'lerden 300 bin avroluk Maybach'a kadar uzanan model yelpazesindeki Mercedes'lere biniyorlar, türlü villaları, lanet ettikleri trilyonluk hisseleri var... hepsi değerli insanlar... ama ingiliz'lerin yok!.. alamıyorlar çünkü halkında yok ki, 

Hükümet ne yapsın, ancak Rover'lara, Opel'lere talim ediyolar işte. Hatta halk yoksulluktan öyle bıkmış ki, yöneticilerine onları da çok görüp hybrid bir otomobil olan ve çok az yakan 30 bin dollar'lık Toyota prius'a binmelerini söylüyorlar... çok üzüldüm ben bu duruma, oysa ben herkesi kendi ülkemdeki gibi refah içersinde yaşıyor zannerdim. Türkiye gibi ülkelerde herkes Mercedes alabilecek ekonomik güce sahip olduğu için bakanlarının arabalarının yadırganmıyor olması çok doğal, ama malesef ingilizler böyle değilmiş işte, binbir zorlukla ödedikleri vergilerinin bir kuruşu bile değerli onlar için, bir de bu ingilizler rakamları öyle çarpıtıyorlar ki, gören Türkiye'den zengin olduklarını düşünecek. Neymiş, milli gelirleri 2.1 trilyon dolarmış da Türkiye'ninki 640 milyar dollarmış, rakama bakan onları bizden 3-4 kat zengin zanneder ama külliyen yalan... devlet büyükleri kullanamıyorsa öyle bir para yoktur, hiç olmamıştır, eğer olsa helikopterle gidip gelmeleri gerekirdi.

to Top of Page