Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Tibet'te Bağımsızlık
Somali Korsanları
Dünya Ülkeleri
Almanya
Hollanda
İngiltere
Japonya
Çin Halk Cumhuriyeti
Amerika
Fransa
Sudan
Şehir Resimleri
Uydu-Uzay Resimleri
Dünyanın 7 Harikası
Gezilecek Yerler
Tabiat Resimleri
Doğa ve Manzara
Deniz Resimleri
Manzara Resimleri
Leopar Resimleri
Hayvan Posterleri
Hayvan Resimleri
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
   

Paris

 

Nice

 

Straatsburg

 

Marseille

Fransa, 

Ve, son durağımız Fransa... gün geçtikçe websitemizde dünya'dan daha birçok ülkeye yer vereceğimizi ümit ediyoruz, ama şimdilik gezimizi Fransa ile noktalıyoruz...

Bilindiği gibi Fransa bir batı Avrupa ülkesidir, 551 000 kilometrekare yüzölçümü ile Avrupa da en büyük topraklara sahiptir, sınır komşuları Belçika, Luxemburg, İsviçre, İtalya ve güney komşusu İspanya'dır. Fransa yüzyıllar öncesine kadar zaman zaman devrimler yaşayan ancak şimdiki konumu itibariyle laik cumhuriyet statüsüne sahip bir ülkedir. Almaya'dan sonra en büyük ordusuyla, 61 milyon nüfusuyla, Avrupa'nın en güçlü ülkeleri arasında yerini alır, halkın yüzde 85'i katolik, geri kalanı müslüman yada karışık din ve inaçlara mensuptur. Fransa'nın senelik milli geliri yaklaşık 3 trilyon dolardır, parlementer sistemle yönetilen ülke, nükleer gücü ile, savunma sanayi ve 780 bin askerden oluşan ordusuyla, dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelere yön verebilecek güce sahiptir, özellike dünya politikasında Amerika ve Rusya'ya rest çekebilecek konumdadır, ayrıca ermeni soykırımı palavrasıyla Türkiye'ye etmediğini bırakmayan bir ülkedir. Askeri açıdan da Frasa dünya tarihinde önemli bir geçmişe sahiptir. 

Pahalı marklar, şaraplar, parfümler, peynirler diyarı olarak bilinen Fransa, ikinci dünya savaşının hemen ardından diğer Avrupa ülkeleri gibi kalkınmada büyük hamleler yapmıştır, özellikle 1960'lı yıllardan sonra çoğunluğu Kuzey Afrika'dan veTürkye'den göç eden işçi sınıfı bu ülkenin şimdiki multi kultürel dokusunu oluşturmaktadır. İyi bir otomobil ihracatcısı olan, ayrıca Avrupa Parlementosu'na ev sahipliğı yapan Fransa, coğrafi bakımdan verimli topraklara sahiptir, ülkenin güney kesimlerinde yer alan yüksek dağlar ormanlık alanlarla örtülü, kuzeye kesimlere doğru hafif engebeli yada düz araziler mevcuttur, en büyük şehirler arasında yer alan Lıyon, Nancy ,Toulouse, Marseılle, Nice, Bordeaux, Straatsburg gibi nüfusun yoğun olduğu kentlerde oldukça büyük endüstri alanları mevcuttur. Avrupa'da en uzun asfalt yola sahip olan Fransa, dev şirketleriyle tanınan bir ülkedir, enerji kaynaklarının neredeyse yüzde 80'ni nukleer santrallerden sağlanır, öte yandan kömür işletmeleri, telekomünikasyon, otomobil, uçak fabrikaları, savunma sanayi, medya, petrol şirketleri, ülkenin en büyük isdihtam alanları sayılmaktadır.

Özel sektörün hakim olduğu açık pazar ekonomisine sahip ülkede vergi oranları çok yüksektir, Avrupa birliğinin 27 ülkesinden 785 parlementer Fransa'nın Staartsburg kentinde siyasi ekinliklerini yürütmektedir. Aslında Fransa'yı Fransa yapan en önemli etken Avrupa Birliğine ev sahipliği yapmasıdır, zaman zaman sinsi kararların alındığı parlemento binasında Türkiye'nin Avrupa birliğine üyeliği için mevcut duruma göre muhalefet kampanyası başlatacağını duyuran ülkedir. Aynı zamanda Fransız'ca dili kullanımı konusunda ülke çapında katı politiklarıyla bilinen Fransa, dil kullanımı konusunda kibirin, gururun vücut bulduğu bir ülkedir. Fransızca'yı iyi bilmiyorsanız her yerde dışlanma tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız bu ülkede, gerçi bütün Avrupa ülkelerinde hal böyledir, yeri gelmişken dil konusuna biraz değinmek istedim: Avrupa'da yaşayan vatandşlarımız ne yazıkki dil öğrenme konusuna gereken itinayı göstermiyorlar, oysa dil, dünya'nın en önemli iletişim aracıdır, lisan öğrenmeden batı kültürünü anlamanız mümkün değildir, siz onların dilini, ruhunu öğrenmedikçe, daha doğrusu onların kültürünü içinize sindirmedikçe, onlar sizden asla memnun kalmayacaklardır... malesef bazıları gereğinden fazla lisan öğrenmeyi batılı'lara yalakalık şeklinde algılıyorlar, oysa gercek yaşamda durum çok farklıdır... " bir lisan biliyorsan yeryüzünde bir kişisin... iki lisan biliyorsan yeryüzünde iki kişisin"... sözü ne kadar doğru söylenmistir. Neyse biz konumuza tekrar geri dönelim...

Yılda 70 milyon turist ağırlayan Fransa, spor faliyetlerinde de çok aktif konumdadır, dünya olimpiyat musabakası alanlarında en çok madalya kazanan ülkeler listesinde yerini almaktadır, zaman zaman da futbolda dünya şampıyonlğunu elde etmiş, ayrıca moda, sanat ve kültürel alanlarda da çok ileri bir ülkedir, fakat sağlık politikasında oluşan finansman açıklarını silah satışlarından elde ettiği gelirlerle karşılandığı bir gerçektir. Fransa tarih boyunca birçok savaşlarda etkili olmasına rağmen, bazende kendisi değişik sebeplerle baskınlara maruz kalmıştır, hatta zamanında Almanlar burasını yok edecekti, sonra osmanlıya sığınıp yardım istediler. Almanlar Nice kentine girdiğinde, Kanuni donanma gönderip Nice'yi alıp tekrar Fransızlara vermişti, tabiki Kanuni bu hareketini hristiyanlığın parçalanmasını korumak için yapmıştır. Fransa geçtiğimiz yıllarda kilise ile devletin bir birinden ayrılmasını öngören yasanın 100'cü yılını kutlamıştır, dünyada en çok limonata üreten ve tüketen ülkedir.. yılda 500 bin ton kadar. İngiltere ile kültürel bağları çok güçlüdür, iki ülkenin ortaklaşa gerçekleştirdiği 1990'lı yıllarında inşa edilen dünyanın en büyük projelerinden biri sayılan 56 kilometre uzunluğundaki denizaltı tüneli, Fransa ile İngiltereyi bir birine bağlamaktadır. Üç ana hattan oluşan, yapımı 8 yıl süren tünel, özellikle raylı sistemle otomobil taşımak için faliyete geçmiştir.

                                                                                                                                                                              

to Top of Page