Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Kanser Nedir
DNA Sırları
Enerji ve Atomlar
Gezegenler
Evren ve Biz
Galaksiler
Maymun Teorisi
Elmas Taşı
Dev kamyonlar
Nükleer Enerji
Atom Nedir?
Telefon ve Radyo
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
           

Elmas Ticareti

 

Elmas Yüzük

 

Mavi Elmas

 

Peruzzi motif Elmas

Elmas taşı, yerküre'de bilinen en sert maddelerden biridir, kıymetli bir zinet eşyası olmasından öte onun optik özellikleri, ışığı kırma, yani absorbe etme özelliği, ayrıca diğer sert madenleri yada mineralleri çizme özelliği, birçok sanyaii ve yüksek teknoloji alanlarında kullanılmasında büyük rol oynar. Yunan mitolojisinde "adamas - yani kırılmaz", ingilizce'de Diamond şeklinde isimler alan bu kıymetli taşın bu kadar sert olma özelliği, Karbon elementinde kristalleşme safasındaki dört modifikasyondan biri olan Grafit maddesindeki izometrik moleküllerde simplex pramid adını alan bağlaycı özelliğin bulunmasıdır. Bu yüzden Elmasın sertliği, mineralojide sertlik göstergesi olan Mohs ölçeğinde 10 rakamı ile belirlenir, ayrıca elektrik akımlarına karşı yalıtkan olduğu için izole edici özelliği mükemmeldir. Buna karşın ısı iletkenliği son derece yüksektir.

Yaklaşık 3550 derecelik bir ısı ortamında erime safhasına giren Elmasın başka bir özelliği de, içeri aldığı ışık, yansıttığı ışıktan daha fazladır, bu yüzden ışıkta kırıcı bir rol üstlenir, ayrıca ışını dipers etme, yani beyaz ışınları başka reklere ayırma kabiliyeti çok yüksektir.

Kimileri için saflığı ve sadeliği, kimileri için güzelliği sembolize eden Elmasın özel kesilmiş haline pırlanta denir, tartılmasında ölçü birimi olarak karat kullanılır, 1 karat 200 miligrama eşittir, yani 1 karat'ın esas ağırlığı 0,200 gram olarak kabul edilmiştir, ancak Elmas tamamen yüzdeyüz saf değildir, onu bu kadar cazip ve çekici kılan özelliği ise zor bulunması, saydamlığı, aynı zamanda çok sert ve kalıcı olmasından kaynaklanır.

Elmas, izometrik bir sistemde kristallenir, her karbon atomu kendisini çevreleyen dört karbon atomuyla düzgün biçimde dört yüzlü kristal meydana getirecek şekilde bağlanmıştır, daha doğrusu iki tane kare tabanlı piramidin taban tabana gelmiş şekli görünümündedir... 12 yüzlü ve kübik kristal yapıları da vardır, kristallerin rengi beyaz, kahverengi, siyah veya renksiz olabilir, mineralin içinde yabancı atom bulunması da söz konusu olabilir, fakat her 10.000 karbon atomu başına ancak bir tane yabancı atom bulunur, hatta doğal bir Elmas'ta 100.000 atom başına ancak 1 tane yabancı atom bulunmaktadır.En çok beyaz, sarı, gri, siyah yada mavi olmak üzere değişik renklerde kazanılan Elmas taşının orijinal hali daha çok volkanik kaya kalıntısı olan kimberlit katmanlarında bulunur, yer kabuğunun derin tabakalarında bulunan kimberlit kanallarında Elmasa rastlama olasılığı da yüksektir, ancak yeryüzü kimberlit kayalarında Elmas bulma olasılığı çok düşüktür. Elmasın bazı yer kabuğu hareketleriyle yeryüzüne çıktığı kabul edilmektedir, bazende volkanik yanardağ fışkırmasından sonra lava kalıntılarında, hatta denizlerde yada akarsularda zaman zaman kücük parçacıklar halinde Elmasa rastlamak mümkündür. Elmasın en çok bulunduğu ülkeler Güney Afrika, Avustralya, Endenozya, Güney Amerika, Hindistan ve Avrupanın bazı ülkeleri, ayrıca Türkiye de çok küçük parçalar halinde Elmas bulunmuştur. 

Elmas cevheri'nin ilk defa Philinius de Oudere adında bir Avrupalı tarafından keşfedilmesi milat'tan önce 23, ve milat'tan sonra 79 yıllarına dayanır, ancak Avrupa kıtasında Elmasın kıymetli bir taş olarak kabul edilmesi 5'ci ve 6'cı yüz yıllara dayanır, yine o dönemlerden kalma bir Yunan heykelinde yontulmamış küçük bir Elmas taşına rastlanması daha sonra bir tesadüf eseri ortaya çıkmıştır. Aynı heykel şimdi bile Londra arkeoloji müzesinde turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir. Elmas taşı 19'cı yüzyıla kadar sadece Hindistan'da bulunuyordu, tarihin en kıymetli cevher taşları yine aynı ülkeden dünyaya yayılmaya başladı.

Daha sonra 1714 yılında Brezilya'da, ve sonra Güney Afrika'da Elmas bulunmaya başladı... ancak Güney Afrika'nın bazı yörelerinde Elmas'ın kazanılması, ticareti, günümüzde bile zaman zaman etnik çatışmalara, savaşlara yol açmıştır, bazı aşiret reisleri'nin çatışmalarda kullandıkları silahları Elmas ticaretinden finans ettikleri iddia edilir, cevherin yoğun olduğu bölgelerde tarlasını, bağını, bahçesini yok parasına kaptıran yerli halk, batılı'ların yöreye cevher taşı yüzünden hakim olduklarının bilincindedirler, ancak onlar için başka bir alternatifin olmadığı da bir gerçektir, maden ocaklarında günlüğü 5-10 dolara çok ağır şartlarda çalışmak zorunda kalan yöre halkı, gidecekleri başka bir iş kapısı olmadığı için bütün bu olumsuzluklara rağmen yabancıların orda kalmasını kabüllenmek zorundadırlar.

Dünyanin birçok ülkesinin tarih sayfalarında çok sayıda efsanevi olaylarla Elmas taşının yakın ilişkisi olduğu gözlenir, Elmasın maddi ve manevi değerinden başka, bazı hastalıklarda tedavi edici gücünden de söz edilir... zaman zaman da zengin hükümdarların, kral'ların erişilmez gücünü, zenginliğini sembolize eden özelliklerinden bahsedilir, dolaysiyle, hala bir çok ülkenin tarihi eserler hazinesinde Elmasın çok önemli bir yeri vardır, bu bağlamda ülkemizde bulunan kaşıkcı Elması'da dünya çapında oldukça ünlüdür.

Elmas cevheri, elden ele bulunduğu ülkelerden batı ülkelerine geçiş sürecinde neredeyse üç kat daha kıymetlenir, Avrupa ülkelerinden Fransa, İngiltere, Belçika başta olmak üzere, Hollanda Elmasın en yoğun işlendiği ülkler arasındadır, özellikle Belçika'nın Antwerpen kenti Elmas ticaretinin ana merkezi konumundadır... Belçika'dan sonra Hollanda'nın Amsterdam kenti Elmasın daha başka bir boyut ve değer kazandığı merkezlerden biridir. Burada büyük bir titizlik içinde kırılan, yontulan hatta çizilen Elmaslar, ya tekrar Belçika üzerinden Amerika'ya, yada uzakdoğu ülkelerine pazarlanır, dünyanın muhtelif yerlerinde Elmas borsaları kurulmuştur. Çok yoğun güvenlik içinde pazarlanan Elmaslar, zaman zaman da soyğunlara, kaçakcılığa, hırsızlıklara maruz kalırlar.

Örneğin bir Elmas çizme atölyesinde görev alacak bir sanatkarın meslek hayatıyla ilgili özgeçmişi mutlaka önceden gözden geçirilir, hatta bazı atölyelerde görev alan işçilerden parmak tırnaklarını sürekli kısa tutması şartı aranır... akşam evine giden bir işçi örneğin, tırnak arasında gizlice her hangi bir Elmas parçacığı dışarı çıkaramasın şeklinde önlemler alınır, bazı atölyelerde ise daha karmaşık, daha yoğun güvenlik önlemleri alınmıştır.

Bugüne kadar bulunan en büyük Elmasın değeri 3106 karat'tır, Cullian ismini alan Elmas, en büyük Elmas olma özelliğini ancak yüzyıl kadar taşıyabildi, daha sonra Rus kökenli bir Elmas ustası onu ikiye ayırarak herbiri 1530 karat değerinde iki ayrı pırlanta taşı elde etti, ve sonra pırlantanın bir tanesine ingiliz kralilçesi Elizabet sahib oldu, ve diğeri krallığın 50'ci yılı hediyesi olarak Tayland kralına taktim edildi. Dünyanın diğer ünlü pırlanta ve sahipleri arasında Sancy, Tiffany, Kohi Noor, Nassak, İran Şahı ve Toscaner gibi isimler yer almaktadır.    

Bu sitenin bütün hakları saklıdır - copyright © 2008-2017 - gezmek.org

 
to Top of Page