Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Satanizme dikkat...
Ölüm Anında Neler...
İlkel Televizyonlar
Aya Gidildi mi?
Yıldırım gibi Şimşek
Renk Özellikleri
Fotoğraf Çekimi
Tek Hücreden İnsana
Masonluk Nedir
Deyyusu Ekber
Yobazlık
Gerçek Aydın Kimdir
Area 51
Dr. Mehmet Öz
Çocuklarda Cinsellik
Tarla Figürleri
Ateşli Silahlar
 Dia Show Silahlar
Silah Resimleri
Tüfekler
Tabancalar Tüfekler
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
         

 

 

 

 

 

 

 

Ağaç dikmenin önemi,

Ağaç dikmek yaşamaya dair yapılacak en güzel eylemlerden biridir... batı ülkelerinde ağaç dikme bilincini ve dikilen ağaçların o ülkeye ne denli güzellikler kazandırdığını hepimiz biliyoruz.... ancak bu konu ülkemizde malesef yeteri kadar ciddiye alınmıyor.

Yarın öleceğini bilsen yeryüzünde bir ağacın olsun'...sözü ne kadar güzel söylenmiş bir sözdür. Ağaç dikmek toplumlara huzur ve mutluluk getirir... ayrıca ağaçları diken insanlara ülkesi ve çevresi için ne kadar güzel bir miras bıraktığı hissini veren güzel bir eylemdir. Dünyanın ileri toplumlarında ağaç dikmenin ne kadar önemli olduğu çeşitli sebeplerle ortaya çıkmıştır, o ülke hakkında kendiliğinden biten ağaçlar veya insanlar tarafından bir gayret neticesi yetiştirilen ağaçlara göre hükümler değişmektedir, insanlar modern binalara, köprülere hanlara, hamamlara, çocuk bahçelerine kavuşmadan önce ağaçlara kavuşmalıdır... bu ağaçlar, dağlık kesimlerde ise, kimsenin mülkiyetinde olamaz, herkes yararlanabilir, fakat kendi bahçelerinde yada arazilerindeki ağaçlar o kişilerin mülkiyetine girer. Ancak bizim ülkemizde yeterince ağaç dikilmiyor, o kadar kıymetli topraklar her yıl denizlere doğru sürüklenip gidiyor, her yıl milyonlarca metreküp verimli topraklar nehirlerden denizlere dökülüyor, ülkede artan kuraklık, çölleşme, susuzluk gibi sorunlar varsa bunun en büyük nedenlerinden biri de yeterince yeşil ormanlara sahip olamadığımızdan kaynaklanıyor. Her yıl belli sayılarda ağaç dikmeyi bir kere devlet politikası haline getirmemiz gerekiryor... öyle vakıf kanpanyası falan filan la yürümez bu işler... hem kurumlar, hem bireyler, hemde hükümetler sahip çıkması gerekir bu işe... ülkede devlet büyükleri, öğretmenler, anneler babalar el ele verip, okul çocuklarına çevre bilincini aşılaması gerekir... ülke çapında yeterince yeşil alanlara sahip olmak için ağaç dikme konusu şehirde vaya köyde hem sosyal, hemde kültürel faliyetlerin bir parçası haline gelmesi gerekir... aksi taktirde o yörelerde kalkınmadan bahsetmek mümkün olamaz.

Türkiye'de okula giden 18 miyon öğrenci olduğu söyleniyor... bu sayı belki daha fazladır... bu çocuklar her yıl 23 Nisan'da bir ağaç dikse... bir yılda 18 milyon ağaç sayısına ulaşılır... ülkemizde 8 yıllık temel eğitimi almak için okula giden 18 milyon talebe, her yıl için bir ağaç dikse, 8 x 18 miyon = 144 milyon ağaç eder... buda 76 milyon nüfuslu Türkiye'de kişi başına ortalama 2 ağaç düşüyor demektir.

Okula giden tek bir çocuga senede 3 ağaç dikmesini öğretebilen bir ülke, 8 yıl içinde... 3x8x18 = 432 milyon ağaç sayısına ulaşmış olur... bu sayıya ulaşmak gerçekten mümkün olabilir, yeterki ağaç dikmenin bilinci okul çocuklarına aşılansın... ayrıca dikilen her ağaca çocuk kendi sevdiği isimlerden bir isim takabilirse, yani çocukla ağaç arasında organik bir bağ oluşacak, çocuğun böylece ağaca gözü gibi bakması sağlanmış olacak... ayrıca yetiştirilen ağaçlarda insanların elde ettiği başarılar basında, yayında yani toplum nezdinde zaman, zaman gündeme getirilmesi gerekir. Çevre bilinci batı toplumları arasında bu şekilde yerleşiyor... ağaçları kandinden bir parça gibi göremeyen toplumlarda ne yapsanızda çevre bilincini yerleştiremezsiniz... yukardaki rakamlar olaydaki basit yöntemleri en çarpıcı şekilde ortaya çıkarıyor... ayrıca ordu da görev alan askerler yada gönüllü vatandaşlar bu rakamların içinde yer almıyor. Onlar da bir şekilde bu çevre bilincine iştirak etseler,Türkiye'de dikilen ağaç sayısı daha da artacaktır.

Yani lafın özü, ülke çapında top yekün iyi bir kanpanya başlatılsa birkaç yıl içinde Türkiye'nin 1 milyar yeşil ağaca kavuşması rahatlıkla mümkün olabilir. Toprak bakımından Türkiye'den çok kücük olduğu halde Türkiye'nin 15 katı kadar ağac sayısına sahip olan ülkler vardır, Bu rakamlar aslında bizim çevreyle ne kadar barışık olduğumuzu ap açık ortaya çıkarıyor, ağaç sayısı şöyle bir kenarda dursun, var olan hazır ormanlarımızı yakıyoruz.  Ankara'ya, İstanbul'a, urfa'ya, Adana'ya, 7-8 katlı apartman'ları dikiyoruz, ancak yanında ağacı yoktur, betondan ormanların arasına bir de şehir gürültüsü eklenince şuursuz, kişiliksiz bir kültür dokusu ortaya çıkıyor...sıcaklık, kuraklık Türk milletinin canına tak demiştir artık. Türkiye'de çölleşmeden, erozyon'dan, susuzluktan kurtulmak istiyorsak bu zihniyeti bir an önce değiştirmemiz gerekiyor. Ağaç bilinci, çevre bilinci, ayrıca hayvan sevgisinden yoksun cemaat ve cemiyetler, sanat'a, sinemaya, tiyatro'ya ne kadar önem verirse versinler, ileri toplumlar arasına kesinlikle giremezler, çünkü çevre bilinci yerleşmeden uygarlıktan söz etmek mümkün olamaz. 

Ağaç doğanın dengesidir... yağmurların zamanında ve düzenli olarak yağmasına vesile olur... ağacı olmayan yerler, ya hiç yağmur almayarak bozkırlar haline gelir, yada düzensiz yağış sebebiyle felaketlere sahne olur. Ağaçsız dağların toprakları, yağmurların akıntısına kapılarak derelere iner, tepeler çıplak kalır, sel suları araziyi bataklık ve sazlık haline getirir, sivrisinek ve benzeri zararlı hayvanların türemesine ve üremesine sebep olur, sıtma ve benzeri hastalıklar çoğalır, halkın sağlığı tehlikeye düşer. Ağaçlar, şiddetli esen rüzgarın hızını keser, yolların tozunu süzer ve tertemiz bir havayı bizlere gönderir. Ayrıca toprağın değerli kısımlarının fırtınalar halinde toz olup azalmasını önler.

Evimizin çatısından kapısına kadar, hayata göz açan çocuğun beşiğinden tutun, hayata veda eden bir ölünün tabutuna kadar, hemen her şey ağaçla işlenmektedir... doğanın akciğerleri olan ağacın faydaları saymakla bitmez... gölgesinden meyvesine kadar... nefes aldığımız temiz hava, yani oksijen, erozyon yada toprak kaymasının önlenmesi, kuruyan bir ağacın odun yada kereste şeklinde kullanılması, çevreye verdiği estetik güzellik... başta kuşlar olmak üzere çok sayıda hayvan türlerine barınak olması... ağaç meyvesinden düşen çekirdeklerin kuşların gagasında taşınıp bir başka memlekette yeni bir ağacın filizlenmesine yol açması gibi akla hayele gelmedik faydaları vardır. Bunun için, şehirlerde oturduğunuz evin önüne, yada köyünüze, milletinize, memleketinize faydalı olmak istiyorsanız lütfen ağaç dikiniz.

to Top of Page