Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Moda Dünyası
J. Claude Van Damme
Sylvester Stallone
Michael Jackson
Tarkan
Kurtlar Vadisi Pusu
Sibel Can
Fazıl Say
Boğa Festivali
Formula-1 yarışları
Tenis Turnuvaları
Ünlü Filozoflar
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
   

Terminator filminden

 

Arnold Schwarzenegger

Arnold Schwarzenegger

Arnold Schwarzenegger 30 Temmuz 1947 de Avusturya'nın Graz  yakınlarında Thal isminde bir kasabada dünyaya geldi, ülkenin güvenlik birimlerinde görev yapan babası Gustav 1972 de... anmnesi Aurelia 2 ağustos 1998 de vefat etti... Arnold'un birde 1971 doğumlu büyük abisi vardı, o da bir araba kazasında hayatını kaybetti. Bir yıllık askerlik görevini 1965 yılında tankçı olarak bitiren Arnold 1983 yılında Amerikan vatandaşlığına geçti... o ülkeye tamamen yerleşen ünlü aktör esas filim aktörlük kariyerini vücüt geliştirme sporuna borçludur. Ayrıca yarım kalan tahsilini University of Wisconsin in International Marketing and Business Administration dalında tamamlayan karizmatik aktör dünyanın birçok ülkesinde vücut geliştirme şampiyonluğunda birincilik ödülleri aldı. Ünlü aktörün ilk oynadığı filim Hercules filmi oldu. Avusturya adına dünya ve kainat vücut geliştirme şampiyonu olduktan sonra, kariyerine Amerikada devam etmek için çeşitli aksiyon filimleri yapımcı şirketleriye tanışan... daha doğrusu tesadüfen sinema dünyasına düşmeyen Arnold, "bir gazete havası vermek zorundaydım" adında ilk olarak "pumping iron" isimli bir filmde rol almıştı, ancak ünlü olunca ilk işi bu filmi piyasadan toplatmak olmuştur, daha sonra sinema tarihinin en görkemli filimlerinden biri olan Herküles filminde rol aldı.

Vücut geliştirme dalında dünya şampiyonu olunca, varını yoğunu alıp köyden indim şehire tarzında Avusturya'dan kaçıp Amerika'ya yerleşmiş... burada vücut geliştirme sporuna devam etmiş ve bir gym salonu açmıştır, burdan kazandığı paraları emlak sektörüne yönlendirerek ilk bir milyon dolarını 28 gibi çok genç bir yaşta kazanmıştır, bu sıralarda pumping iron adlı embesil bir filmde oynamış ve deli saçması bir prodüktörün dikkatini çekerek Hercules'in New York adlı bir filmde başrol oynadı. Bu filmden aktör olarak hiç para almamış hatta bazı yerlerde prodüksyona katkıda bulunarak cebinden para vermiştir. Bu anlamsız filim ile Arnold aslında Hollywood'a ilk adımını atmış ve Raphael de Laurentis adlı bir prodüktörün dikkatini çekmiş ve Conan The Barbarian'da ana karakter rolünü kapmıştır... bu filmle Hollywood'un vazgeçilmez action yıldızlarından biri olmuştur. Karısının bir Kennedy ailesinden olmasının da etkisiyle bir dönem politikaya merak salmış fakat bu deneyimi çokta uzun sürmemiştir.

Kıssadan hisse, sanıldığı gibi sadece kas yığını akılsız bir adam değil, yer yüzündeki en uyanık ve akıllı adamlardan biridir bu aktör. Ayrıca küçük bir not: James Cameron, Terminator'da Reed rolünü ona vermek istemiş fakat Arni sadece iki kelime konuşan robot rolünü kendi oynamak istemiştir, uzun bir konuşmadan sonra Cameron'u bu konuda ikna etmeyi de becerebilmiştir ki, bu da onun ileri görüşlülüğünü gösterir.. vali olursa 200 milyon dolarlık servetiyle en zengin vali olacağı söylenen kişi. Her sabah hiç aksatmadan saat 4 te kalkıp bilmem kaç kilometre koşup ardından halter çalışarak saat 8'de sete gitmesini sağlayan disiplininden dolayı da taktir ettiğim bir aktördür.
Sylvester Stallone'nin oynadığı cezalandırıcı
filminde de valilik macerasıyla ilgili bir taş atılmış vakti zamanında, ama gerçek olacağı düşünülmemiştir ingilizce'yi garip bir Avusturya aksani, Almanca'yı da, yeni öğrenmiş bir Amerikalı edasıyla konuşan, seçimlere katılmasından sonra yapılan programlarda Avusturya'nın medar-i iftiharından çok dalga konusu olduğu ortaya çıkmış vücudu oldukça kaslı hem oyuncu hem politikacı.

Graz'a 40km uzaklıkta 10.000 nüfuslu Weiz'dir ilk kaldığı yurdu... bir adet civar kasabalardan da gelinen teknik lisesi, bir küçük fabrikamsı birşey, bir sinema, bir kilise, bir köy meydanı, veya bir birahane, birkaç ıvır zıvır lokanta, yada bir dönerci, yaşamak için gerekli dükkanlardan oluşan bir yerleşim birimidir.. sıkı bir tempoyla 20 dakikada etrafında dolaşılabilir merkezinin... akşam saat sekizden sonra el ayak çekilir, bir ölüm sessizligi çöker, insan sessizlikten kulaklarının uğultusunu duymaya başlar... çıkacak o kıytırık sinemadan başka biryer yoktur, insan sıkıntıdan adeta çatlayabilir, bu anlatttığım bugünkü halidir, 50 yıl öncesini düşünemiyorum bile.

İnsan böyle bir yerde yaşarken bari birşeyler okur, kendini geliştirir falan filan... bu arkadaş, aklını değil, ama vücut kaslarını geliştirip, çıkıs yolunu bulmuş, dünya vücut şampiyonu olmuş, arkasından Amerika'ya göçmüs, Allah'da "yürü ya kulum" deyip, Amerikan rüyasını kucağına koyuvermiştir.

California, zengin Yahudi ve Ermenilerin yogun olduğu biryerdir... hayatlarında Türkiye'yi görmemiş, ama gayet güzel Türkçe konuşabilen, Antep kuru dolması yapıp, İbrahim Tatlises, Ebru Gündeş dinleyen Ermenilerle doludur etraf. Türkleri el üstünde tutarlar, sofralar kurulur, çocukları bile, konuşmasalar bile anlıyorlar Türkçeyi, hayret edilir... aslında onların ipinde değildi soykırım iddiaları falan, insandılar, "politikacıların oyunu" deyip, geçerler.

Hepsi böyle değildir, bu Ermeniler'in mutlaka aralarında fanatikleri de vardır ve önemli bir seçmen kitlesi oluştururlar... bu Arnold kardeşimizin de kulağına birileri "bak, bunların gönlünü kazan, seçimde lazım olur" diye fısıldamış, "o da elbet bir bildiği vardır" diye papağan gibi kendisine söylenenleri tekrarlamıştır. Kendi aklı değildir Ermeni soykırım konuşması... propağanda için birileri Arno abimizin ayağına basmış olmalı ki.

California'da yaşayanlar için pek de surpriz olmayan, hatta aylar öncesinden dedikoduları dolaşmaya başlayan Ermeni soykırımını tanıma açıklamasını resmen yapmıştır. Arnold elbette ki tarihci filan değildir, hatta bir tarih kitabı okumuş olması bile şüphelidir, olsa olsa Ermeni konusunun tarihi hakkında kendine uyduruk bir iki brifing vermiş danışmanları vardır, o da "ulan böyle bir açıklama yapacağız ama kulliyen de yalan olmasın, iki gün sonra yalanlanıp geri adım atmak zorunda kalmayalım" diye emin olmak içindir... tarihi gerçekler de savunanın gücüne ve sesinin şiddetine göre değiştiginden, Arnold işini saglama almıştır ve bu açıklamayı yapmıştır.

Asıl dikkat edilmesi gereken, genç kuşaktır tarihci de olsa, Arnold'un, California valiliği konumunu kullanıp Türk-Ermeni ilişkilerine el atmasının absürd'lüğüdür. yani Tanzanya'nın bilmem ne Şehrinin valisi Magbudu Ogambe'nin evinin balkonuna çıkıp, resmi bir bildiri okuyarak Ermeni soykırımını tanıması ne kadar alakasızsa, bu da o kadar alakasızdır... ama elbette ki Arnold'un hareketinin sonuçları daha önemlidir... sonuçta California valisi olarak, bu eyalette Türklere göre çok daha fazla iş, sermaye, politik güç sahibi olan Ermenilere yaranmıştır.
Sadece Ermeniler'in parasal desteği veyahut Ermeni nüfusun oyu için tarihi kafasına göre yazmamıştır tabiki... işin bir de senato'da ve Washington'daki boyutu vardır... tam rakamını hatırlamıyorum ama bu sene de 100 küsur Congressman ve senator gidip önerge vermiş, Ermeni soykırımını tanınsın diye... dolaysıyla artık California valisinin bu insanlarla ortak bir noktası vardır, hatta bu kıyağının karşılığında kıyak isteme hakkı olmuştur, velhasılı... kısacası Arnold Schwarzenegger Ermeni soykırımıyla ilgili olarak sarfettiği sözler nedeniyle yaratmış olduğu antipatiyi çözümleyememiş olsa gerekir ki, birgün istanbul'a gelmeye niyetlenmiş kişidir. Schwarzenegger siyasi hayatını bir Cumhuriyetçi olarak devam ettirmiş... bu sebeple Caliornia'nın daha önceki valisi olan Ronald Reagen'e siyasi destekte bulunarak siyasi işbirliği içinde olmuştur... 2003 yılında California valisi olmak için seçimlerde adaylığını ilan olan Arnold aynı yıl görevi demokrat partili Gray Davis den devralmıştır. Valilik dönemlerinde populeritesi git gide artan ünlü aktörün çok sayıda kendi şirketleri de vardır. 2006 yılında birkez daha seçildikten sonra hala California valisi olarak görevine devam eden aktör sanılanın aksine sert görünümlü olmasına rağmen oldukça samimi tavırlarıyla dikkatleri çekiyor.

to Top of Page