Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Motosiklet Tutkusu
Motosiklet Resimleri
Mercedes SLR
SLR Resimleri
SLR Resimleri-2
Aston Martin
Aston Martin-2
Aston Martin-3
Ferrari
Ferrari Resimleri
Audi
Audi Resimleri
BMW
BMW Resimleri
Koenigsegg
Koenigsegg Resimleri
Porsche
Porsche Resimleri
Karışık Markalar
Cip Resimleri
Konsept Arabalar
Bugatti Veyron
Yolların kralı 0403
Dia Show Arabalar
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
   

Agusta F4

 

Yamaha VZF

Motosiklet tutkusu,

Motosiklet gezmek için özgürlüğü ifade eder... hız değil, tam tersine "keyif" aracı, özellikle otoyollarında kuyruk derdi varsa eğer dünyanın en güzel icatlarından birisidir... çocukluğumda hayal ederdim hep binmek için... o tahrik edici sesi komşularınızı çileden çıkarır, henüz daha yollara düşmeden sokak ortasında görenlerin tepkisini çekersiniz. Motor bir yasam tarzıdır saygı duymak gerekir... arabayla sürat yapmaktan farklıdır ne de olsa, ancak sizin aracınız onlarınkinden daha fazla risk tasıyor... bu yüzden trafikte, kaygan zeminlerde kullanırken özen göstermek gerekiyor.

Türkiye'de toplam motosiklet sayısı takriben 1 milyon 900 bine ulaştı... sayıları git gide artıyor, bu oran Türkiye'de bulunan toplam araç sayısı içerisinde yüzde % 15 gibi bir rakamı oluşturuyor. Ayrıca son yıllarda birbirinden hızlı motorlar üretilmye başlandı... mesela Suziki Hayabusa bunun en güzel örnegi... birde Ghost Rider'in eline geçerse bu alet, gerçekten bakmaya doyum olmaz. Tabiki motor sayısı artınca sorunlarda artıyor... Türkiye'deki toplam taşıtın 6 milyon 315 bini otomobillerden oluşuyor, bunların arasında 365 bin 461 adet minibüs, 181 bin 405 adet otobüs, 1 milyon 800 bin 912 adet kamyonet, 718 bin 795 adet büyük kamyon, 1 milyon 931 bin 14 adet motosiklet, ayrıca 36 bin 531 adet özel amaçlı taşıtlar ve 1 milyon 311 bin adedini de traktör oluşturuyor.

Motosikletin kullanımı eğlencelidir, sadece eller ve kollar değil bütün vücut kullanılır idare etmek için... ayrıca birde 200 km hız üzerine çıkarsanız ağız burun ayrı yerlere gider, engel olamazsınız, ama gideceğiniz yere çabuk varırsınız... insanları yakınlaştırır, arkanıza oturan kişi otomatikman size sarılır gibi bir pozisyon alır. Türkiye'de motosiklete gönül veren bir sürü motor sürücü camiası ve kulüpleri vardır, bunlar gönül veren insanların buluşma yeri için. Bazende bir bakarsınız kadın erkek sürücüler arka arkaya grup halinde hayatı renklendirir, insanların size hem imrenerek bakmaları hoşunuza gidebilir... otomobille gidemediğiniz yerlere motorla gidebilirsiniz. Yazıya girerken de belirttiğim gibi otoyollarda kuyruk oluşunca aralardan geçer gidersiniz, direksiyon arkasında beklemekten pestil olan araba sürücüleri de merakla size bakar durur ah keşke benimde şimdi bir motorum olsaydı der. Motor üstünde otomobil kullanmaya göre siz daha fazla hareket edersiniz, hatta spor yapmış sayılırsınız... otomobilden inmeye nazaran siz çok daha dinamik ve dinç inersiniz üzerinden, vardığınız yerde...
 

Şehirler arası yollarda açıkta seyahat ettiğiniz zamanlarda otobüs yada otomobille yüz defa geçtiğiniz yerler bile olsa doğal güzellikleri daha yakından hisseder çiçek, toprak gibi değişik kokular alır, o beldeyi sadece görüntü olarak değil kokularıyla da hatırlama olanağı bulursunuz, ama özgürlük insanın içinde olur, motosiklet gerekmez. Adrenalin, eğlence, heyecan ve birde hava güzelse kullanırken huzur bulursunuz... bazen insan hemen bir adet edinmek istiyor hemde rüyalarına falan giriyor, at avrat silah'daki atın mekanik versiyonu, hastası olursunuz. Motosiklet bazı ülkelerde özgürlük ve medeniyet sembolüdür, özellikle Amerika'da modifiye edilmiş birbirinden güzel motorlar göze çarpar...

hani bir yaşam tarzıdır dedik ya... bazende o kadar abartılı dizayn edilmiştir ki üzerinde çıplak kadın resimleriyle süslenmiş Harley Davidson'lar... ön tekeri iki metre ilerden giden yüksek direksiyonlu Yamaha'lar üzerinde hem uzun saçlı, hem uzun sakallı, hemde kollarında gizemli döğmeleri bulunan sürücüler geriye yaslanmış vaziyette heybetli bir motosiklet duruşunu sergiler. Ayrıca Hells Angels adında dünyaca ünlü büyük bir kulübün sürücülerini yine modifiye edilmiş motorlardan tanırız. Bazende bu kulübün üyeleri hakkında gereksiz bir önyargı vardır... halbuki onlarda bizim gibi sıradan insanlar, aralarında tek tük gayri meşru işlerle uğraşanları olabilir, oysa motorları çok gürültü yapıyor, giyim tarzları sıradışı diye topyekün bir kulübün üyelerini aynı kefeye koymak bence doğru bir yaklaşım değildir.

Motosiklet ülkemizde de artık sayıları hızla atıyor, ancak motosiklet alım vergileri Türkiyede oldukça yüksektir... Avrupa ülkelerinde motosiklet için sadece kdv ödenir ve bunun oranı yüzde %7 -%22 arasında değişir, ülkemizde ise bu oran yüzde %18 dir... ayrıca motoksiklet "lüks tüketim maddesi" sayıldığından kdv'ye ilaveten yüzde %8 özel tüketim vergisi ödenir, böylece motosiklet alacak kişinin ödiyeceği kdv ile ötv toplamı yüzde %27,4 e ulaşır, bazı Avrupa ülkelerinde plaka ruhsat işlemleri ücretsizdir, ülkemizde ise yaklaşık 100 euro'dur. Motosiklet bilindiği gibi iki tekerlekli bir araçtır, dengede kalmak için sürücünün yardımına ihtiyaç duyar, kurallarına uygun bir şekilde kullanıldığı takdirde tehlikesiz ve yararlı bir araçtır... ancak o da zaman zaman bakım ister... hatta bazı şartlarda arabadan daha fazla bakım isteyebilir.

Kimilerine göre binildiğinde uçuran araç, hatta ölümle dans etme, hız tutkusuna varma, ruzgarın ağlaması, bunlardan daha zevkli bir şey tanımazlar. Neredeyse bütün otomobillerden daha fazla sürat yapılabilecek kapasistede, kalkış ve frenleme performansı yüksek, ve ara hızlanmaları hayret verici cinsten... siz henüz daha lambadan kalkmadan o bir sonraki lambaya varıyor. Birinci vitesle kalkış aklerasyonu neredeyse arabanın iki katı.... neticede saatte 360 km hız yapabilen motorlar... yalnızların aracıdır, kendi içine dönüp kendinden sıkılmayanların, kadın olsun erkek olsun... yolların, insanın aracıdır bu... kişi üzerinde kendini dünyanın en güçlü, en özgür insanı sanabilir ki öyledir de, hıza, ruzgara, doğaya aşık, düşünmeyi seven kalabalık gezen yalnızların taşıtıdır... aksesuarları, giyimi kuşamı üstündeki sürücüyü hemen belli eder.

Motosiklet diğer araçlara kıyasla asfaltı daha az yıpratan, havayı daha az kirleten, trafik sıkışıklığına sebep olmayan bir araçtır... bu sebeple gelişmiş ülkelerde genelde önem verilip teşvik edilir, bizde ise durum tam tersinedir... örneğin Avrupa ülkelerinde paralı yollarda motosikletler diğer araçlara kıyasla ya sembolik ücretler öder yada ücret ödemeden geçerler... Türkiye'de ise köprü ve otoyol geçişlerinde otomobil ve motosikletler aynı ücreti öder. Yunanistan hariç Avrupa ülkelerinde otomobil ve motosiklet için konulan hız sınırları aynıdır, bu da ortalama olarak şehirler arası yollarda 90, otoyollarda ise 130km dir... güzel yurdumuzda ise otomobiller için şehirdışı ve otoyol hız sınırları 90 ve 140 iken motosikletler için bu hız sınırlarının otobüs, minibüs, kamyonet, ve hatta kamyonlar için belirlenenden bile daha düşük olarak saatte 70 ve 80 kilometre olması uygun görülmüştür.

Bunun dışında emniyet kemerlerini kontrol eden polislerimizin çoluk çocuğun ehliyetsiz kasksız kullandığı motosikletleri dikkate almamaması, neticede kazalar yaşanınca çözümü yolları motosiklet trafiğine kapatmakta bulması, trafikteki diğer sürücülerin motosikletleri adamdan saymaması gibi durumlar da yok değildir. En büyük sorunu tek başına dengede duramıyor oluşu ve motosiklet üstünde yer çekimine yenik düşüldüğünde asfaltın genellikle küçümsenen sertliğini çeşitli sıyrıklarla kafa, kol, diz ve omuzlarda hissettirmesidir. Trafikte birbirine dost olan tek araç grubudur... diğer motorlu taşıtlar birbirlerine ne kadar düşmansa, motosikletler de birbirine o kadar dosttur... hatta karşı karşıya galdiklerinde selamlaşmadan geçmezler. 

Formula 1 araçları gibi, hızlandıkça daha dengeli olan araçtır motosiklet... yine de siz siz olun abartmayın, motosiklet kullanırken gitmeniz gereken hız, gereken en yüksek rakam değil, sizin kontrol edebileceğiniz hızdır... 1000 cc'lik bir motor ile saate 60km ile gidip yine de oldukça keyifli ve heyecanlı bir seyahat yapabilirsiniz. Motosiklet bir ulaşım aracından öte bir spor aracıdır, bir scooter bile kullansanız bu böyledir, vücudunuz dinç, dikkatiniz yerinde olmalı ve aracınızın bakımları yapılmış olmalıdır, bir basketbol oyucusu veya bir atlet nasıl davranıyorsa siz de öyle davranmalısınız, gerektiği zaman hiç çekinmeden motoru kenara çekip dinlenmelisiniz ve bol bol sıvı almalısınız, savaş pilotu olmadan maksimum yan kuvvetleri hissetmek istiyorsanız bunun en ucuz yoludur motosiklet. Iklimin daha soğuk olduğu orta ve kuzey Avrupa ülkelerinde güney Avrupa'dan daha popüler olan araç, neden dir bilinmez, burada kastedilen belki daha çok uzun yol motorculuğu yada arazi motorculuğudur, sahil şeridinde yapılan scooter gezintileri değildir.

Bir araçtan ziyade bedeninizin bir uzantısı, sürüşte bütünleştiğiniz dost, beden ve zihninizin tüm tepkilerine duyarlı bir virus... atalarımızın at sevdasının, genden gene geçerek günümüze uyarlanmış versiyonu olduğunu düşündüğüm alet... üzerindeyken farklı bir dünyada olduğunuzu hissettiğiniz taşıt, sizin dünyanız diğer insanların dünyasından farklı dönmektedir, yada o dünya durmaktadır siz dönmektesiniz... motosikleten sonra arabaya binmek insana işkence gibi gelir... trafikte sıkışıp kalmak, korna ve egzoz gazları arasında, demir kafes içerisinde hapis kalmak yerine ruhu özgür olan insanlar için müthiş bir kaçış aracıdır, saatlerce yol yapasınız gelir, serin havayı yüzünüzde hissetmek tutkusu sarar benliğinizi, onunla tek vücut olup virajlarda yatmanın dayanılmaz hafifliğini arzularsınız, uçakla uçmak gibidir virajlarda kıvrılmak... süzülmek belkide doğru kelime.

                                                                 Bu sitenin bütün hakları saklıdır-copyright gezmek.org
                                                                                                                                                                                 

 
to Top of Page